Oct
23
hastalıklardan korunma yolları
Kaliteli bir uykunun, bir insanın normal yaşantısını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu hepimiz biliyoruz. Uykusuz kalmak, sağlığımızı, işimizi ve ilişkilerimizi tehlikeye sokar. Sabırsızlık ve tahammülsüzlük genellikle karakterimizin parçası değildir. Bu yüzden uykusuzluğun, bizi bu hale getirmesine izin vermeyelim!
uykusuzluğun nedenleri nelerdir ve buna nasıl engel olacağız? Böyle durumlarda ne yapılması gerektiğini burada bulabilirsiniz:
uykusuzluğun nedenleri nelerdir
Tamamen uykusuz kalmak
Bildiğiniz gibi uykusuzluk aslında bir gecelik bir problem değildir. Gece boyunca çekilen uykusuzluğun etkisi gün boyunca hissedilir. Bunun sonucunda fiziksel ve zihinsel fonksiyonlarımız etkilenir. Unutmayın ki, bir gecelik uykusuzluk gün boyu devam eder.
Uykusuzluk kaza riskini arttırıyor!
Uykusuzluk veya kalitesiz bir uyku, sağlığınızı, işinizi, ilişkilerinizi ve güvenliğinizi etkiler.
Sağlık
İş
İlişkiler
Güvenlik
Depresyon olasılığı artar. Stress oranını yükseltir. İşte hata yapma oranı artar. Kişinin konsantrasyonu düşer, daha yavaş tepki verir ve iş kalitesi hızla düşer. Kişi kolaylıkla rahatsız ve sabırsız bir tutum içine girer. İşte, trafikte, sokakta kaza yapma riski artar.
Yorgun olmadığınızdan emin misiniz?
Birçoğumuz, yorgun olmakla, “Off! Çok kötü bir gün geçiriyorum” arasındaki farkı bilemez. Aslında gün içinde yaşadığınız olumsuzlukların çoğunun kaynağı uykusuzluk olabilir. Bu yüzden kaliteli bir uyku için gereken ideal bir ortamda uyuduğunuzdan emin olun. Ancak bu şekilde uykunuz tam ve dinlendirici olacaktır. Bunun için uyuduğunuz alanın sessiz olması, gürültü almaması, gün boyunca havalandırılmış olması, yeterli düzeyde karanlık olması ve ısı düzeyinin ideal ölçüde olması önemlidir.
Peki uykusuz bir gecenin ardından ne yapmalı?
Yeterli bir uyku alamadıysanız, aşağıdaki uykusuzkuğun çareleri “uykulu günlerinizde” size yardımcı olacaktır:
uykusuzluğun çareleri
• Kahvaltı edin: Kahvaltının sağlayacağı enerjiye ihtiyacınız olacak.
• Tatlılardan uzak durun: Çikolata, pasta veya şeker kendinizi iyi hissetmenizi sağlasa da, şekerin etkisi çabuk silinir. Bunların yerine, kompleks karbohidratlar ve proteinler içeren atıştırmalık yiyecekler tüketmelisiniz.
• Egzersiz yapın: Hızlı bir yürüyüşle (açık havada veya ofiste) vücudunuzu harekete geçirin. Kendinizi daha uyanık hissedeceksiniz…
• Farklı şeyler yapın: Uzun bir süre tek bir işle meşgul olmayın.
• “Kendinizi tazeleyin”: Taze ve biraz soğukça bir hava sizi tazelendirir ve enerji verir. Ofisinizi havalandırın; dışarda kısa ve hızlı bir yürüyüş yapın, mevsime bağlı olarak klimayı biraz daha soğuk çalıştırın.
Araç kullanırken uykusuzluk
Hayatınızda yapabileceğiniz en tehlikeli ve en riskli hareketlerden biridir. Her an trajik birşey olabilir: kendiniz öldürebilir veya başkasının ölümüne sebebiyet verebilirsiniz. Bu yüzden aşağıdaki belirtileri göstermediğinizden emin olmalısınız!
Uykulu araç kullanmanın 5 belirtisi – Bunları tanıyın!
1. Sık sık esnemek.
2. Başı öne düşerek, gözlerin kapanması.
3. Konsantrasyon zorluğu.
4. Son birkaç kilometrede nerede olduğunu hatırlayamamak.
5. Dengesiz kullanmak – oraya buraya savrularak, hatta diğer şeritlere kayarak kullanmak.
Çözümler – ne yapılmalı?
1. Durun ve kısa bir uyku çekin.
Kısa bir süreliğine, dinlenme noktası gibi güvenli bir alana aracınızı çekmek, kendiniz ve diğerleri için en güvenli çözümdür.
2. Daha uzun yolculuklarda, aracı değişerek kullanacağınız birisiyle birlikte yola çıkın.
Gece araç kullanırken, her iki kişinin de uyanık kalmasında fayda vardır.
3. Yanlıs inançlardan kurtulun.
Uykulu halde araç kullanırken, radyo sizi “uyanık tutmaya” yetmez. Böyle bir durumda en iyisi, kenara çekip biraz kestirmektir.
Gerçek bir hikaye…
ABD’de, 100,000 civarındaki trafik kazasının nedeni uykusuzluktur.
• Araç kullanma esnasında uykulu olmanın kazalar üzerindeki etkisine yönelik bir araştırmaya göre, Amerikalıların %50’den fazlası uykulu araç kullandığını belirtmiştir.
• Kaza yapanların yaklaşık dörtte biri ise araç üstünde uyuyakalmıştır.
uykusuzluk çözümlerini uygulayarak sonuçları kendiniz hayal edebilirsiniz…
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
May
06
sağlık cinsellik bilgileri
Sırt ağrılarına ne iyi gelir yazımızda sırt ağrısını ortadan kaldıracak bir takım tavsiyeler ve öneriler yazacağım. Birçoğumuz gün içinde işe gidip gelmek, sosyal yaşantımız ya da alışveriş gibi nedenlerle direksiyon başına geçeriz. Hem sırt ağrısı çekecek bir çok yanlış pozisyonda otururuz, hem de sırt ağrıları için egzersizler yaparız. Bu nedenle sürüş esnasında sırt ve bel bölgesine binen yükten kaynaklanması muhtemel ağrıları engellemek için bazı önlemler almamız gerek. Bunun için size birkaç öneride bulunacağız.
sırt ağrılarına ne iyi gelir
1. Rahat bir şekilde oturun
En iyi otomobil koltukları bile, otomobil tasarımlarının getirdiği fiziksel sınırlamalar nedeniyle ideal oturma pozisyonuna izin vermez. Gene de otomobil alırken, koltukları ideal omurga pozisyonunu en iyi destekleyen ve pedallara kendinizi zorlamadan, rahat bir şekilde ulaşabileceğiniz bir otomobil tercih etmenizde fayda var.
Öneriler:
Sürüş esnasında, vücudunuzun dik duracağı bir pozisyon sağlayın, sırtınızı kollarınızın direksiyona rahat bir şekilde uzanacağı şekilde konumlandırın ve oturma pozisyonunuz yolu net bir şekilde görmenize imkan tanısın.
•Aynalarınızı, vücudunuzu en az zorlayacak şekilde ayarlayın; aynalara bakmak için ideal pozisyonunuz bozulmasın.
•Zaman zaman koltuğunuzu yeniden ayarlayarak sürüş pozisyonunuzu değiştirin.
•Otomobilinizde kol koyma yerleri varsa, kullanın.
2. Düzenli olarak mola verin
Uzun yolculuklarda, size en uygun zaman aralığında mola verin. Bazıları için bir saatlik sürüş bile aşırı yorucu olabilir. İdeal olan, uzun mesafeli yolculuklarda saatte bir kısa molalar vermek ve biraz yürüyerek vücudumuzu esnetmektir.
Öneriler:
•Molalarda kısa bir yürüyüş yapın ve vücudunuzu esnetin.
•Bir benzin istasyonunda mola verdiyseniz, hemen gidip kafeye oturmak yerine 10-15 dakika etrafta yürüyüş yapın.
•Uzun bir yolculuktaysanız ve yanınızda bir sürücü daha varsa, otomobili dönüşümlü olarak kullanın. Sürücü yerine yolcu olmak, sırtınız açısından daha az yorucu olacaktır. Ayrıca yolcuyken otomobil içinde daha fazla hareket etme şansınız da olur.
•Gideceğiniz yere ulaştığınızda da, otomobilden indikten sonra vücudunuzu esnetecek hareketler yapmayı unutmayın.
3. Sırt ve bel desteği için ideal pozisyon:
Koltuğunuzu sırtınıza omurga hattı boyunca tam destek verecek şekilde ayarlayın, koltuğun üst kısmı omuzlarınıza temas etsin. Koltuğunuz maksimum 10-15 derecelik bir eğime sahip olmalı. Eğer bu pozisyon sizin için rahatsızsa, koltuğu biraz dikleştirebilir ya da koltukla aranıza destek işlevi görecek bir minder kullanabilirsiniz.
Öneri:
KOSMODISK PRESTIGE Araç Sırt Destek Kiti, sürüş esnasında sırt ve bel bölgenize masaj yaparak yorgunluğunuzu alır ve sırt/bel kaslarınızı dinlendirir.
4. Rahatlayın, bol su için ve strese karşı önlemler alın
Trafikte sıkışıp kaldığınızda, kendinizi rahatlatacak bir şeyler düşünmeye çalışın. Ancak bunun mizaçla ilgili bir şey olduğunu bildiğimizden, size şarkı söylemeyi, rahatlatıcı müzikler dinlemeyi de önerebiliriz.
Öneriler
Uzun mesafeli yolculuklarda, özellikle de yaz mevsiminde, susuz kalmanız çok muhtemeldir ve bu da hem sırt hem de genel sağlığınız açısından olumsuz bir durumdur. Bu nedenle su içmek için iyice susamayı beklemeyin. Gün içinde düzenli olarak, bol miktarda sıvı almalısınız. Her zaman otomobilinizde dolu bir şişe tutun.
Cebinizde cep telefonu ya da cüzdan taşımayın. Pantolonun arka cebinde bu tür şeyler taşıdığınız takdirde, normal bir oturma pozisyonu sağlayamazsınız.
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Apr
11
sağlık cinsellik bilgileri
Boy Uzatma
Türkiye’de İstanbul Şişli Etfal Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Florence Nightingale Ortopedi ve Travmatoloji Ekibi’nden Doç. Dr. Metin Küçükkaya; ‘ilizarov’ adı verilen boy uzatma yöntemini en fazla uygulayan doktorlar arasında bulunuyor.Boy uzatmaya yarayan ‘ilizarov’ adlı cihaz, kısa boylular için mucizeler yaratıyor. Ameliyatla birkaç ay kemiğe bağlanan bu cihaz, kol ve bacakları uzatıp, cücelikten kurtarıyor… Doç. Dr. Metin Küçükkaya, boy uzatma ameliyatlarındaki son teknikleri anlattı…
Boy uzatma ameliyatları kimlere uygulanabiliyor?
‘İlizarov’ aslında ortopedi ve travmatolojide çok yaygın kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin uygulama alanlarından biri, boy uzatmadır. Ancak, aynı zamanda normal kırıkların tedavisinde, bacak eşitsizliklerinde, kaynamayan kırıklarda, kemik enfeksiyonlarında ve çeşitli nedenlerle kemiğin kaybolduğu durumlarda da uygulanıyor. Kol ve bacaklardaki bütün şekil bozukluklarına tatbik edilebiliyor.
Boy uzatmada en zor uygulama alanı cücelik mi?
‘İlizarov’ aslında teknik olarak uzmanlık gerektiren bir yöntemdir. Bunların içinde en zor uygulama alanı; ayak şekli bozukluklarıdır. Yani; doğumsal ya da sonradan kazalar sonucu oluşan, özellikle de yanıklar gibi durumlarda ortaya çıkan ayak deformasyonları. İlizarov yönteminin en kolay uygulama alanı; kırıkların tedavisidir. İkinci kolay uygulama alanı olarak ise ‘boy uzatma’ gelir. Boy uzatmada, uzatılan kemik sayısı arttıkça, yani, aynı bacakta uzatma miktarı arttıkça, karşılaşılan sorunlar da artar.
Boy uzatma ve bacak uzatmak için hangi teknikleriniz var?
Şu anda üç farklı teknik kullanılıyor. Sadece dışarıdan cihaz takarak bacağını uzattığımız hastalar var. Kemiğinde enfeksiyonu bulunan, deformasyonu olan, kemiğin içine çivi koyamayacağımız durumlar için bu yöntemi tercih ediyoruz. İkinci teknik; kemiğin içine çivi yerleştirerek, onun üzerinden cihazla uzatmak veya bizim geliştirdiğimiz çok daha güvenli olan yeni bir teknik de cihazla uzatma yaptıktan sonra dokuları koruyan plak uygulaması. Bu yöntemi, sorun olmayan uyluk ve kaval kemiği uzatmalarında tercih ediyoruz. Boy uzatma yönteminin avantajı; dışarıda cihazın çok daha kısa süre kalması, böylece çok daha konforlu bir tedavi sağlıyor olması. Üçüncü teknik ise bacağın içine kendiliğinden uzayabilen çivi yerleştirmek. Ancak pahalılığı ve güvenilirliğinin sınırlı olması nedeniyle, az sayıda hastada kullanılabiliyor.
Estetik tedavi ne kadar sürüyor, boy uzarken hastaların sürekli yatması mı gerekiyor?
Bir santimetre kemik uzunluğu elde etmek için tedavi süresi 30 ile 60 gün arasında değişiyor. Hastanın boyu 5 santim uzayacaksa, 150 günlük bir tedavi süreci gerektiriyor. Boy aslında 50 günde uzuyor. Ancak, kemiğin tam olarak iyileşmesi için 150 gün gerekiyor. Bu süre içinde hastalar doktor takibine alınıyor. Bacaklarında kullanılan tekniğe göre değişen sürelerde cihaz taşımaları gerekiyor. Ancak bu şekilde yataklı tedaviye gerek kalmadan, bol bol hareket etmelerini, hatta yürümelerini tavsiye ediyoruz.
En fazla kaç santim uzama sağlanıyor?
35 santimle; dünyada bildiğimiz en uzun kemik uzatma yöntemini gerçekleştirdik. Tümörlü dokuyu çıkartarak, kalan boşluğu 35 santim kemik uzatarak doldurduk. Ancak bu yöntem her zaman uygulanamıyor. Özellikle iki bacakta uzatma yapılması gerektiğinde, en fazla 10-12 santim tek seferde uzatabiliyoruz. Bu bazı hastalar için yeterli olmadığında, tedavi birkaç aşamada tekrarlanabiliyor. Toplam uzunluk miktarı; çocukluktan itibaren tedaviye başlandığında, n0 santime kadar ulaşabiliyor.
Boy uzatmada ne gibi riskler var?
Bütün hastalara imzalattığımız bir formumuz bulunuyor. Bu formda bütün riskleri anlatıyoruz. Her uygulamadan önce bir saat hastayı bilgilendiriyoruz. Ayrıca, hastalar birbirlerini görerek uygulama hakkında bilgi alabiliyorlar. Risklerin hangileriyle mutlaka karşılaşacaklarını ya da hangileriyle karşılaşma olasılıkları bulunduğunu açıklıyoruz. Çünkü tedaviyi yarım bırakma durumu; başarısızlık anlamına geliyor. Tel diplerinde enfeksiyon, eklemlerde hareket kısıtlığı yaşanması, ağrı olabiliyor. Ancak bunların hiçbiri kalıcı problem yaratmıyor ve tedavinin başarısını engellemiyor.
boy uzaması hakkında bilgiler, boy uzatma yolları, egzersizleri, ilaçları, yöntemleri bizlerle yorumlar ekleyerek paylaşabilirsiniz..
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Apr
11
genç kalmanın yolları
son estetik haberleri: genç kalmanın yollarından en acılı olanı estetik cerrahide doğru bilinen yanlışlar..
Günümüzde kadın, erkek ayırt etmeksizin güzel bir görünüme kavuşma isteği ile estetik cerrahlara başvuran hastaların sayısı gün geçtikçe artıyor.
Botoksla gençleşme, liposuctionla yağ aldırma, meme büyütme, burun estetiği gibi pek çok işlem için teknoloji güzelliğin hizmetinde… Ancak estetik cerrahi ile ilgili kulaktan dolma bilgiler, hastaları hayal kırıklığına uğratırken; yanlış bilgilendirmeler de istenmeyen sonuçlara neden olabiliyor.
Memorial Hizmet Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Erkut Özdamar, estetik cerrahide doğru olarak bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.
“Estetik dikiş atılırsa iz kalmaz”
Yanlış! Bilimsel literatürde “Estetik dikiş” olarak adlandırılan bir teknik bulunmamaktadır. Dokulara özenli yaklaşılan, ince dikiş iplikleriyle uygulanmış, uygun teknikler ile yapılmış dikiş, estetik olarak iyi bir sonuç verebilir. Özensiz bir dikişe göre daha az dikkat çeken, daha ince bir iz kalması sağlanabilir. Hiç iz kalmadan kesiler yapılabilseydi; ameliyatlar çok daha kolay olur, istenilen bölgeye istenilen uzunlukta kesiler yapılabilirdi. Ancak sanıldığı gibi henüz böyle bir teknoloji bulunmamaktadır.
“Liposuction ameliyatı ile kilo verebilirim”
Yanlış! Liposuction ameliyatı kilo verdirmeye yönelik bir yöntem değildir. Normal veya normalin biraz üzerinde kiloya sahip insanlarda, belli bölgelerde kümelenen yağ birikimlerinin alınması ile vücut görünümünün daha ideal olmasını sağlayan bir yöntemdir. Bir ameliyatta vücuttan güvenli bir şekilde alınabilecek toplam yağ miktarı 3- 5 litre arasındadır. Bu miktarın üzerine çıkıldığında ciddi risklerin ortaya çıkma olasılığı artmaktadır.
“Botoks yılan zehiridir”
Yanlış! Botoks, çok iyi bilinen bir bakteriden, kontrollü bir şekilde laboratuvar ortamında saflaştırılarak üretilen bir ilaçtır. Sadece kozmetik amaçlı değil, birçok hastalığın tedavisinde de yıllardır güvenle kullanılmaktadır. Tıbbi bir ilaç olduğu için sadece hekimler tarafından uygulanmalıdır.
“Botoks yapılan kişilerin yüzleri ifadesiz ve maske gibi olur”
Yanlış! Botoks uygun dozlarda ve doğru bölgelere yapıldığı takdirde böyle bir durumun ortaya çıkması mümkün değildir. Çünkü amaç, yüz kaslarını tamamen hareketsiz hale getirmek değil, ince mimik çizgilerde yumuşama sağlamaktır.
“Benlere bıçak değince kansere dönüşür”
Yanlış! Dermatoloji ve estetik cerrahi uzmanı tarafından riskli olduğu düşünülen bir benin alınması kişiyi çok önemli bir hastalıktan kurtarabilir. Benler alındığında, kansere dönüştüğü düşüncesi tamamen asılsızdır.
“Estetikte en iyi yöntemler en yeni yöntemlerdir”
Yanlış! Bir yöntemin yeni olması en iyi olduğu anlamına gelmez. Bir yöntem hakkında uzun dönem tecrübe ve sonuçların tespiti çok önemlidir.
“Silikon protez ile meme büyütme sonrası kanser riski artar, bebek emzirilmez”
Yanlış! Meme büyütmede kullanılan silikon protezlerin meme kanseri riskini arttırdığı düşüncesi bilimsel olarak ispatlanmış bir bilgiye dayanmamaktadır. Meme büyütme operasyonu sonrasında bebeğin emzirilmesinde de hiçbir sakınca yoktur.
“Sigara içmek yaraların çabuk iyileşmesini sağlar”
Yanlış! Sigaranın küçük kan damarlarını büzüştürerek kan dolaşımını yavaşlattığı bilinmektedir. Kan dolaşımı yavaşladığı için; iyileşme süresi uzar, şişlik ve morluklar olabilir. Bu nedenle cerrahi girişim öncesinde 3 hafta, sonrasında da 3 hafta, sigarayı bırakmak faydalı olacaktır. Mümkünse sigaranın tamamen bırakılması en doğru tercih olacaktır.
“Estetik ameliyat olursam hayatım değişir, evliliğimi kurtarabilirim, işimde yükselebilirim”
Yanlış! Estetik ameliyatlara çok fazla anlam yüklemek ve gerçekçi olmayan beklentilere girmek son derece tehlikeli olabilir ve hastayı daha da mutsuz olmaya itebilir. Çok iyi görünmeyen bir burnu olan hastanın başarılı bir burun ameliyatı sonunda morali çok düzelebilir, öz güveni artabilir, kişi hayata daha pozitif bakmaya başlayabilir. Hasta dolaylı olarak da özel hayatında ve iş hayatında daha mutlu ve başarılı olabilir. Zaten hedeflenen de bu sonuçtur. Fakat sadece estetik ameliyat olduğu için hayatında iyi yönde radikal bir değişiklik olmasını beklemek hüsranla sonuçlanabilir. kaynak: Cumhuriyet gazetesi
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Apr
11
sağlık cinsellik bilgileri
Aileler evden giderken, engelli yakınlarını bırakabilecekleri kuruluşlar açıkacak… Selma Aliye Kavaf, engelsiz yaşam merkezleri engellilere ve engelli yakınlarına tanınan haklardan biri.
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, engelli yakını olan ailelerin tatile giderken ya da bir hastanede işini yapmaya çalışırken, engelli yakınını bir süreliğine bırakabilecekleri yerler olmadığını, ailelerin bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kuruluşlar açacaklarını bildirdi.
Kavaf, yaptığı açıklamada, engellilerin yaşadığı “Engelsiz Yaşam Merkezleri’’nde çocukların rehabilite edildiğini, kaynaştırma eğitimi aldıklarını ve kendileri için kurulan atölyelerde el işi, müzik, resim gibi uğraşlarla meşgul olduklarını söyledi. Ayrıca engelsiz yaşam merkezleri olarak kurulan tek katlı evlerin bahçelerinde tavuk, koyun gibi hayvanlar beslediklerini, bahçe işleriyle uğraştıklarını anlatan Kavaf, engellilerin hayata tam olarak katılmalarını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.
350 BİNİ AİLE YANINDA
Kavaf, 350 bin engellinin ailesinin yanında desteklendiğini kaydetti. Engellisine bakan ailelerin gelir durumları ve taleplerine göre bir asgari ücret tutarında yardım yapıldığını ve bu yardımların 2 engelli çocuğa kadar verildiğini anlatan Kavaf, bu yardımın ailenin gelirinin ferde düşen kısmının asgari ücretin 3’te 2’sinden az ise yapıldığını söyledi.
Ailesinde engelli birey bulunan ve buna bakmak durumunda olan insanların zaman zaman sosyal ihtiyaçlarını karşılamada, dışarıda bir işini halletmede zorlandığını dile getiren Kavaf, “Engelli yakını olan aileler tatile giderken ya da bir hastanede işini yapmaya çalışırken engellisini bir süreliğine bırakabilecekleri yerler yok. Ailelerin bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için en fazla 2 aylığına engellisine bakılacak kuruluşlar açacağız’’ dedi. kaynak: A.A
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Apr
11
hastalıklardan korunma yolları
Prof. Dr. Erkan Topuz kanserden korunma yollarını anlattı. ‘Kanser Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte konuşan Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korkulmaması gerektiğinin altını çizerek önerilerde bulundu.
Medical Park Hastanaler Grubu , Kanser Haftası’nda kanser hastalarına moral ve destek olmak amacıyla bir etkinlik düzenledi. Düzenlenen etkinlikte Medical Park Göztepe Kanser Hastanesi Medikal Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erkan Topuz kanserle savaşmanın ve kanserden korunmanın yollarına ilişkin bilgiler aktarırken, Çocuklar Duymasın dizi ekibi ile ünlü oyuncu ve yönetmen Hamdi Alkan’da kanser hastalarını bu günde yalnız bırakmayarak destek oldular.
Etkinlikte kanserden korunmanın önemine değinen Prof. Dr. Topuz, kanserin oldukça hızlı yayılan bir hastalık olduğunu ve 2025 yılında kanserli hasta sayısının 25 milyona ulaşacağını, böyle devam etmesi halinde ise dünyanın yarısının kanser hastası olabileceğini altını çizerek, vatandaşlara kanserden korunma yolları hakkında altın değerinde bilgiler verdi.
OTOYOLA YAKIN OTURANLAR DA RİSKTE!
Otoyollara 500 metre ile 1 km yakınlıkta bulunan konutlarda oturanlarda beyin tümörü, lösemi ve lenfoma rsikinin üç kat daha fazla olduğunu dile getiren Topuz, belediyelerin otoyol kenarlarındaki 1.5km’lik alanı perde şeklinde ağaçlandırarak bölgedeki kanser riskini azaltabileceğini söyledi.
‘ÜÇ BEYAZDAN UZAK DURUN, HERŞEYİ MEVSİMİNDE YİYİN’
Hazır gıdalar yerine mevsiminde sebze ve meyveleri yemeye dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden
Prof. Dr. Topuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten doğal olan besinleri tüketmek kadar, bu besinleri aşırıya kaçmadan yemek de önemli. Kırmızı et tüketin ancak haftada bir kez dana ve kuzu etini tercih edin. Bal yemeyi ihmal etmeyin ancak hakiki çiçek balını yemeye dikkat edin. Sabah kahvaltıda kara üzüm pekmezi tüketin. Kendi sıktığınız meyve suyularını için özelliklede bol bol nar suyu için. Haftada iki defa baklagil tüketin. Beyaz et tüketin. Ama tüketeceğiniz beyaz et balık ise taze balık yiyin, şayet tavuk yenilecekse ise köy tavuğunu tercih edin. Bol bol yoğurt tüketin. Üç beyazdan uzak durun , bunlar, un, tuz ve şeker. Midye, istiridye gibi kabuklu deniz ürünleri tüketmeyin , aşırı salam,sosis ve sucuktan kaçının”
SUDAKİ ARSENİK MESANE KANSERİ YAPIYOR!
Aldığımız tüm sularda arsenik olduğunu ve satın aldığımız suların üstünde yazan formüllerin patent alındıktan sonra kontrol edilmediğini belirten Prof. Dr. Topuz, ‘Damacana ile aldığınız suyu evinizde sakın bekletmeyin, hemen büyük cam şişelere, varsa testilere boşaltın. Çünkü suda oluşan arsenik mesane kanserine yol açıyor. Cam kaplar, testiler, küpler plastikten daha sağlıklı bu da mesane kanseri riskini azaltıyor.’’ dedi.
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Feb
01
egzersiz ve spor,
genç kalmanın yolları
Fit bir vücut istiyorum! Gençleşmek, güzelleşmek ve dipdiri bir vücutla kalmak istiyorum! Bu cümleleri eminim bir çok kez duymuşuzdur! Spora ve egzersize başlamak, pilates yapmak bu sorunların en güzel çözümüdür.
Fit Vücut ve Gençlik İçin Egzersiz Spor ve Pilates!
Egzersizlere başladım. Peki ya sonrası? Egzersizden sonra oluşan kas ağrıları canınızı mı sıkıyor?
Tebrikler! Sonunda egzersiz yapmaya başladınız ve belki de o kadar ilerlediniz ki, sadece siz değil etrafınızdakiler de sizdeki olumlu değişimin farkında: Daha ince ve kaslı bir vücut, daha fazla enerji ve daha iyi bir ruh hali. Peki ya şimdi? Kas ağrılarıyla nasıl başedeceğinizi, bu yorucu faaliyete ne şekilde devam edeceğinizi mi düşünüyorsunuz? O zaman uygulaması çok kolay ipuçlarımıza mutlaka kulak verin.
Şaşırtıcı sonuçlar
Başlarda, özellikle başlangıç seviyesindeyseniz, çok hızlı bir gelişim gösterirsiniz ve bu da kesinlikle büyük bir motivasyondur. Spor salonuna birkaç kez gittikten veya evde birkaç kez egzersiz yaptıktan sonra;
•Kaslarınızın daha fazla gerginleştiğini hissedersiniz,
•Egzersizden sonra daha rahatlamış ve sakin hissedersiniz,
•Kaslarınız belirgin biçimde esnekleşir ve güçlenir.
Kabullenmeniz gereken yan etkiler
İlk antrenmanlarda ortaya çıkan yan etkiler olumsuz da olabilir, özellikle de daha önce düzenli egzersiz yapmadıysanız… Kas iltihabı çok sık rastlanılan bir yan etkidir. .
Egzersizden sonra ortaya çıkan kas ağrılarının nedenleri:
•Yetersiz ısınma ve soğuma,
•Çok fazla egzersiz,
•Yanlış egzersizlerin seçilmesi.
Egzersiz sonrası kas ağrıların nedeni düzenli yemek yememeye, yeterli uyku almamaya bağlı da oalbilir. Başlarda kendinizi mükemmel hissetmeseniz dahi pes etmeyin.
Vücudunuzun egzersiz yapmaya ve yeni bir düzene alışması gerekir. Her egzersiz yaptığınızda terliyor ve yoruluyorsanız, bilin ki eninde sonunda ödüllendirilirsiniz. Bildiğiniz gibi, acısız kazanç olmaz
Koştuğunuz veya pedal çevirdiğiniz tüm o kilometreler, yüzdüğünüz onca mesafe ve attığınız onca adım için ödülünüz, kendinizden memnun olmanızdır ve bu da satın alabileceğiniz birşey değildir. Kısa bir süre sonra daha özgüvenli olacak ve sonunda egzersiz yapmadığınız günler kendinizi gerçekten daha kötü hissettiğinizi fark edeceksiniz.
Gerçekten çok sıkı çalışıyorum ama hala bir sonuç alamadım
Başlardaki başarınız çok daha barizdi çünkü vücudunuz antrenmanlı değildi ve antrenmanlara çok hızlı uyum sağladı. Bir süre sonra daha yavaş ilerleme gösterdiğinizi düşünmeye başlayabilirsiniz ama endişelenmeyin, bu herkesin başına gelir. Yapmanız gereken tek şey sabırla egzersizlerinize devam etmektir çünkü ilerleme gösterebilmenizin tek yolu budur.
Fakat eğer gerçekten hiçbir ilerleme görmüyorsanız, antrenman şeklinizi değiştirmeniz veya farklı egzersizler seçmeniz gerekebilir çünkü vücudunuz belirli bir egzersiz tipine fazla alışmış olabilir. Bir uzmana danışın!
Ne kadar tembelleşmek isterseniz isteyin egzersiz temponuzu koruyun
Yeni başlayanların heyecanı çok güzeldir ama bu heveslilerin pek çoğu bir kaç ay sonra vazgeçmeye başlar. Beklentileri çok fazladır ve hemen sonuç alamayınca da vazgeçerler.
Tolerans ve sabır gösterin, çünkü bu sizin için çok karlı olacaktır.
Daha fazla motivasyon ve sebat için
1. Egzersizle gerçekleşebilecek imgeleri hayalinizde canlandırın.
Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz, daha rahatlıkla kayak yapabileceksiniz veya basketbol oynayabileceksiniz, mayoyla çok daha iyi görüneceksiniz, daha çekici olacaksınız; diğer insanların yanında daha rahat edeceksiniz ve daha özgüvenli olacaksınız.
2. On tane cesaretlendirici özellik seçin ve bunları hayalinizde canlandırın:
•Sağlıklı,
•Dimdik,
•Hoş,
•Hoşnut
•Sakin,
•Gururlu,
•Güçlü,
•Mutlu,
•Sevecen,
•Güzel…
Bir anda hayatınızın tam olduğunu hissedecek ve geleceğe daha güvenli bakacaksınız.
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Jan
31
egzersiz ve spor
Omurga, eklem, omuz, sırt, bel ve baş ağrılarından korunmak için ne yapılır? Genel vücut duruşu hatalarını öğrenirsek omurga, eklem, omuz ve baş ağrılarından da önemli ölçüde korunmuş oluruz.
1. Bel Bölgesindeki Duruş Hataları: Pelvisin (leğen kemiği) pozisyonu bel kavisini kontrol eder. Pelvisin nötr pozisyonunun korunması (pelvisin ne ileri ne de geriye doğru eğilmemesi), omurganın doğal kavisinin korunması açısından temel önemdedir. Vücut duruşunda bel bölgesi hatalarının en genel iki örneği:
•Belden eğilme sonucundan omurganın çökmesi: bu durum bel kasları, bağ dokular, omurga eklemleri ve disklerin üzerine aşırı baskı binmesine ve dolayısıyla bel ağrılarına neden olur. Bu durum ayakta durulurken ve erkeklere göre (özellikle yüksek topuklu ayakkabılar nedeniyle) kadınlarda daha çok görülür.
•Belin düz olması: omurgamız bel bölgesinde hafif bir kavise sahiptir. Bu durum daha çok otururken görülür. Eğer pelvis aşırı ölçüde geriye doğru eğilmişse, bel bölgesi doğal kavisini kaybeder ve kaslara, bağ dokulara ve disklere aşırı baskı binerek bel ağrılarına yol açılır. Bu iki yanlış duruş için TEST: Bel bölgesinde içe (ileri) doğru hafif bir kavis olmalıdır. Vücudunuzda bu kavisin olup olmadığını anlamak için sırtınızı duvara dayayın ve ayaklarınızı duvardan 15 cm kadar açıkta tutun. Başınız, kürekkemikleriniz ve kalçalarınız duvara dayalı olsun. Vücut duruşunuz doğruysa, belinizle duvar arasında 5 cm’den daha uzun bir aralık olmayacaktır (olması gereken minimum mesafe ise 2-3 cm’dir). Mesafe 5 cm’in üzerindeyse, çökme durumu söz konusudur. Hiç mesafe olmaması durumu ise belin düz olmasına işarettir.
2. Sırt Bölgesindeki Duruş Hataları
•Omuzların yuvarlaklığı: Bu durumun nedeni ekseriyetle kambur durmaktır. Kamburluk genellikle düzeltilebilen bir vücut duruşu yanlışlığıdır; yapılması gereken kambur durduğumuzu fark ettiğimiz anda duruşumuzu düzeltmektir. Bu durum otururken daha sık görülür. Uzun yıllara dayanan kamburluk, göğüs kaslarının kısalmasına neden olarak, dik durmayı daha da zor hale getiren bir durum yaratır. Uzun süreli oturma gerektiren işlerde çalışan kişilerde kamburluk çok daha fazla görülmektedir.
3. Boyun Bölgesindeki Duruş Hataları
•Başın ileride olması: Ayaktayken ya da otururken, kulaklarımızın arka tarafı omuzlarla aynı hizada ve çenemiz de zemine paralel olmalıdır. Başımızın ağırlığı omurgamızın tamamı tarafından taşınır; bu açıdan bir sütun görevi gördüğü söylenebilir. Başımız ne denli ileri çıkık olursa, boyun ve sırt kaslarına binen yük de aynı ölçüde artar. Bu durum boyun bölgesinde-sırtta ağrılara ve bazen de başağrılarına neden olur.
İşte, evde ve günümüzü geçirdiğimiz diğer yerlerde vücut duruşumuzun farkında olmak, doğru bir duruş geliştirmenin ilk adımıdır. Sırt-bel ağrıları ile kötü bir vücut duruşuna sahip olduğumuzu fark ettiğimiz yerler arasındaki bağlantının farkına varmak da, duruşumuzu düzeltmek açısından kritik önemdedir. Kötü vücut duruşuna sahipsek, bu duruşu düzelttiğimiz oranda, sırt ve bel sağlığımızı da korumuş oluruz.
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Jan
30
egzersiz ve spor
Doğru vücut duruşu nedir? doğru vücut duruşunun saptanması çok kolaydır. Öncelikle doğru vücut duruşu, oturmak, ayakta durmak ya da yürümek gibi farklı aktiviteler esnasında vücudun her bir kısmının komşu kısımlarla hizada olması anlamına gelmektedir. Omurganın doğal kavisleri genellikle nötr omurga ya da nötr hiza olarak adlandırılmaktadır.
Doğru Vücut Duruşu Nasıl Olmalıdır?
Omurgamız nötr pozisyondayken ayakta durduğumuzda, başın merkezi (kulaklar), omuzlar, vücudun merkezi ve ayaklar dikey bir hiza içinde ve boyun rahat bir duruşta olmalıdır. Kulaklarınızı omuzların üzerinde hizada tutmak için boynunuzu kasmamalısınız. Omuzlar arkada ve rahat bir konumda olmalıdır. İnsanlar gün içinde kendilerini farklı pozisyonlarda bulduklarından, bu farklı pozisyonlarda sırt bölgesine en iyi desteği verecek doğru vücut duruşunu sağlamanın öğrenilmesi çok önemlidir. Kötü vücut duruşunun düzeltilmesi ile zaman içinde bu hareketler otomatikleşecek ve daha az dikkat ve çaba gerektirecektir.
Doğru vücut duruşu sağlık ve zindelik açısından çok önemlidir. Birçok insan doğru vücut duruşunun ne denli önemli olduğunu biliyor olsa da, gene de günümüzde en çok ihmal edilen konulardan birisidir. Doğru vücut duruşu aşırı yorgunluğu, baş ağrılarını, göz yorgunluğunu ve kronik kas gerginliğini engeller. Ayrıca, doğru vücut duruşu kan dolaşımını ve sindirim sistemini hızlandırır, uyku kalitesini arttırır ve iç organ kramplarını önler. Doğru vücut hizası dış görünümümüzü olumlu yönde geliştirerek duyularımızı keskinleştirir.
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme
Jan
29
egzersiz ve spor
Sırt ve bel ağrılarının bir numaralı nedeni yanlış oturma alışkanlıkları ve vücudu kötübir duruşa mecbur kılmaktır. Kötü vücut duruşu sırt ve bel ağrısının bir numaralı nedenidir.
Kötü vücut duruşunun nedenleri:
•Yaşam tarzındaki değişimler ya da hareketlilik düzeyi, vücut duruşu üzerinde oldukça etkili olabilir.
•Aşırı yorgunluk kötü bir vücut duruşunun en önde gelen nedenlerinden biridir.
•Yorgun sırt kaslarının iskeleti yeterli ölçüde destekleyememesi de sorunlara neden olabilir.
•İlerleyen yaşla birlikte kötü vücut duruşuna bağlı sırt ve bel ağrıları da ilerleme gösterebilir.
Kötü bir vücut duruşu kendisini ayaktayken, yürürken ya da otururken gösterebilir. Ne pozisyonda olursanız olun duruşunuzda merkezi bir denge sağlamak ve gün içinde gerçekleştirdiğiniz aktiviteler için doğru pozisyonların neler olduğunu öğrenmek, kötü vücut duruşuna bağlı sırt ve bel sağlığı sorunlarını engellemek açısından kritik önem taşımaktadır.
Kötü Vücut Duruşu Sırt Bel Ağrılarının Nedenidir
Kötü vücut duruşunun saptanması: Vücut duruşunun düzeltilmesinde ilk adım, düzeltilmesi gereken durumun tam olarak saptanmasıdır. Bu da, kişinin gün içinde kendi vücut duruşunu otururken, bir şeyler taşırken ya da ayakta dururken incelemesiyle olur. Gün içinde belli aralıklarla vücut duruşunuzu inceleyin. Böylelikle ne zamanlarda ve hangi pozisyonlarda kötü bir vücut duruşuna geçtiğinizi görebilirsiniz. Çevrenizdeki bir başka kişiden de vücut duruşunuzu incelemesini isteyebilirsiniz.
Kötü vücut duruşuna örnekler:
•Omuzlar öne düşecek şekilde uzanmak
•Vücudun tek bir tarafında, dengesiz şekilde ağır yük taşımak
•Başka bir işle meşgulken, telefonu boyun ve omuz arasına sıkıştırarak konuşmak
•Yüksek topuklu ayakkabı ya da aşırı dar kıyafetler giymek
•Başı aşırı ölçüde yukarıya ya da aşağıya dönük tutmak
•Sandalyede otururken kambur çıkararak öne doğru eğilmek
YAZAN saglik ve cinsellik bilgileri saglikli beslenme